İçeriğe geç / Skip to content / Zum Inhalt

Claude Design Nedir? 7 Seviyede Yapay Zekâ ile Tasarım

Ahmet Balaman

Son güncelleme:

7 dk okuma

Vibe CodingClaude DesignYapay Zeka TasarımTasarım SistemiUI TasarımSupabase
Claude Design Nedir? 7 Seviyede Yapay Zekâ ile Tasarım

Yapay zekâya "bana güzel bir web sitesi tasarla" diyen herkes aynı şeyi alıyor: mor gradyan, ortalanmış başlık, üç sütunlu özellik kutusu. Sorun modelin yeteneksizliği değil; ona verdiğiniz girdinin herkesinkiyle aynı olması. Bu yazıda Claude Design'ı yedi seviyede ele alıyorum: her seviyede ne elde ettiğinizi, hangi hatanın sizi orada tuttuğunu ve bir üste çıkmak için ne yapmanız gerektiğini.

Yedi seviyelik çerçeve, Jack Roberts'ın Every Level of Claude Design Explained videosundan geliyor. Bu yazı o videoyu özetleyip genişletiyor; seviye seçimi önerileri, sık yapılan hatalar ve bağlantılı yazılar bu yazının eklemesi.

Claude Design nedir?

Claude Design, Claude'un içindeki tasarım çalışma alanı. Sohbet penceresinde kod isteyip çıktıyı gözünüzde canlandırmak yerine, tasarımı doğrudan görüp üzerinde konuşabildiğiniz bir arayüz sunuyor. Web sitesi, arayüz taslağı, poster, sunum, HTML e-posta, hareketli grafik; hepsi aynı yerden çıkıyor.

Yapay zekâ destekli tasarımın yedi seviyesi, kapsamı giderek genişleyen çubuklar hâlinde

Asıl kritik özelliği şu: tasarım sistemi oluşturabiliyor ve sonraki her üretimi o sisteme uydurabiliyor. Aşağıdaki seviyelerin tamamı bu tek fikrin etrafında dönüyor.

Seviye 1: Bağla ve çalıştır

Bu seviyede araca tek cümlelik bir istek veriyorsunuz: "oyuncak ayı satan bir markaya arayüz taslağı yap." Araç size birkaç soru soruyor (hedef kitle, masaüstü mü mobil mi, marka adı), sonra bir sonuç üretiyor.

Sonuç fena değil ama karakteri yok. Ve buradaki hatayı görmek önemli: aynı sistemi ve aynı prompt'u kullanan herkes aynı çıktıyı alıyor. Belirginlik vermezseniz jenerik olan tam olarak beklenen sonuç. Jenerik çıktının belirtilerini tek tek AI slop nedir yazısında topladım.

Yine de bu seviyeyi küçümsemeyin. Videoda da vurgulandığı gibi, freelance platformlarında yüzlerce dolara satılan basit tanıtım sitelerinin bir kısmı bu kalitede. Seviye 1 bile zaman ve para kazandırabiliyor.

Bir üste çıkmak için: çıktının jenerik olmasının sebebinin girdi olduğunu kabul edin.

Seviye 2: Tasarım yönetmeni gibi brief vermek

Bu seviyede iki şey değişiyor: referans veriyorsunuz ve tek seferde bitirmiyorsunuz.

Referans şu demek: beğendiğiniz bir tasarımın ekran görüntüsünü alıp "bunu referans al" diyorsunuz. Pinterest, Awwwards, Mobbin, Godly, Land-book gibi siteler bu iş için birebir. Aradaki fark küçük değil: videoda aynı istek referanslı ve referanssız hâliyle yan yana gösteriliyor ve iki sonuç aynı araçtan çıkmış gibi durmuyor.

İkinci kısım iterasyon. İlk çıktıyı kabul etmek yerine üzerine gidiyorsunuz: "butonlar seçilince konfeti çıksın", "her ekranın üst bandı farklı renk olsun", "siyahla mavi arasındaki kontrastı artır". Beş on tur konuşmak normal.

Bu seviyenin kuralı: tek atışta bitirmeye çalışmayın. Yönlendirin, sonra düzeltin.

Sınırı: her işi tek tek yapıyorsunuz. Yavaş ve tekrarlanabilir değil.

Seviye 3: Tasarım sistemi kurmak

Tasarım sisteminiz yoksa her proje için sıfırdan anlaşma yapan yeni bir tasarımcıyla çalışıyorsunuz demektir. Sistem, "işleri şöyle yaparız" diyen tek bir tasarımcıya sahip olmak.

Pratikte akış şöyle: beğendiğiniz bir çıktıyı proje arşivi olarak dışa aktarıyorsunuz, ana ekrandan tasarım sistemi oluşturmayı seçiyorsunuz, indirdiğiniz dosyayı ve varsa logo/yazı tipi/marka varlıklarını yüklüyorsunuz, üretimi başlatıyorsunuz.

Çıkan şey renk paleti, tipografi, içerik ilkeleri, görsel dönüşümler ve hareket kuralları içeren bütün bir belge oluyor. Videodaki yoruma göre, işletmelerin ajanslara binlerce dolar ödediği türden bir çıktı bu.

Renk paleti için videoda önerilen küçük bir taktik: sıfırdan renk uydurmak yerine hâlihazırda var olan, birbiriyle uyumlu paletleri kullanın. Coolors gibi üreteçler ilham için işe yarıyor, ama zaten oturmuş bir paleti almak çoğu zaman daha güvenli sonuç veriyor.

Kurduktan sonra mutlaka dışa aktarın. Sistem tek dosya hâlinde elinizde olsun; asıl değeri taşınabilir olmasında.

Seviye 4: Sistemi bütün işinize yaymak

Tasarım sistemini kurup yalnızca tek bir sitede kullanmak, en yaygın israf. Aynı sistem sunumlarınızda, e-postalarınızda, teklif dosyalarınızda, sosyal medya görsellerinizde çalışabilir.

Bu seviyede "sponsorluk sunumu hazırla", "hoş geldin e-postası tasarla", "bu sistemin renk-tipografi eşleşmelerini geliştir" gibi isteklerin hepsi aynı sistemden besleniyor ve marka tutarlı çıkıyor. Tek atışta üretilen bir sunumun renk şemasını doğru yakalaması artık sıra dışı değil.

Yine iterasyon geçerli: "her slaytta renk bandının yüksekliği aynı olsun", "hiçbir cümle iki satırı geçmesin" gibi düzeltmelerle şablonu oturtuyorsunuz. Sonra o şablon kalıcı.

Seviye 5: Dışarıdan güç almak

Buraya kadar araç yalnızca gördüğünü yeniden üretebiliyordu. Beşinci seviyede kendi görsel ve videolarınızı üretmeye başlıyorsunuz: logo, özel illüstrasyon, arka plan videosu, karakter görselleri.

Buradaki mantık bölünmüş bir iş: Claude tasarım zekâsı olarak, görsel üretim aracı da üretim motoru olarak çalışıyor. Claude ne isteneceğini daha iyi düşünüp daha iyi tarif ediyor, görsel modeli de üretiyor. Bu ikisini komut satırı üzerinden birbirine bağlayıp tasarım sisteminizi girdi olarak verdiğinizde, çıkan görseller markanıza ait oluyor ve stok görsel hissi kayboluyor. Videoda bu bağlantı Higgsfield'ın komut satırı aracıyla (CLI) kuruluyor; farklı bir görsel üretim servisi de aynı mantıkla çalışır.

Seviye 6: Harekete geçirmek

Altıncı seviye statik tasarımı bırakıp hareket eklemek: HTML animasyonlar, kaydırmaya tepki veren bölümler, 3B nesneler.

"Alışkanlıkların zamanla nasıl değiştiğini anlatan bir HTML animasyonu yap" gibi tek bir istekle çalışan bir animasyon almak mümkün. Bunlar web sitesine gömülebilir, içerikte kullanılabilir, uygulama içinde ödül ekranı olabilir.

Hareket, bir sayfanın "yapay zekâ üretmiş" hissinden çıkıp canlı hissettirmesindeki en büyük etken. Ama abartıldığında da sayfayı ilk saniyede yoruyor: animasyonu bir amaca bağlayın, süsleme olarak kullanmayın. Bu üretimi ikon ve veri görsellerine kadar genişletmeyi hareketli grafik ve ikon otomasyonu yazısında anlattım.

Seviye 7: Gerçek uygulama

Son seviyede tasarım artık görselden ibaret değil; arkasında veritabanı, kullanıcı kaydı ve oturum açma olan çalışan bir uygulama var. Claude Design tarafındaki tasarım sistemiyle Claude Code tarafındaki geliştirme birleşiyor, veri tarafını da Supabase gibi bir servis üstleniyor.

Burada işi kolaylaştıran şey agent skill kullanmak: Supabase'in nasıl çalıştığını modele anlatan bir yetenek dosyası yüklediğinizde model tahmin etmeyi bırakıyor, altyapıyı gerçekten biliyor. Kayıt formu, giriş ekranı ve yönetim paneli tek istekte çıkabiliyor. Bu seviyedeki bir işin gerçekten mağazaya kadar nasıl gittiğini Recapday'i fikirden mağazaya nasıl geliştirdim yazısında anlattım.

Küçük ama herkesin takıldığı bir ayrıntı: yeni kurulan bir kayıt akışında e-posta doğrulaması varsayılan olarak açık gelir, bu yüzden ilk giriş denemeniz başarısız olur. Test aşamasında bunu kapatıp yayına almadan önce geri açın.

Bu seviyede ayrıca güvenlik tarafını sorgulayın: veritabanı danışmanlarını çalıştırıp satır düzeyi güvenlik boşluklarını ve sızdırılmış parola korumasının kapalı olup olmadığını kontrol edin. Tasarımı güzel, yetkilendirmesi açık bir uygulama üretmek kolay ve tehlikeli.

Seviye atlarken yapılan üç pahalı hata

Seviye atlarken sık tekrarlanan üç hata var. Üçü de zaman kaybettiriyor ve üçünden de kaçınmak kolay.

1. Sistemi jenerik bir çıktıdan kurmak. Tasarım sistemini üçüncü seviyede kuruyorsunuz, ama girdi olarak birinci seviyede çıkmış sıradan bir tasarımı veriyorsunuz. Sonuç: sıradanlığı kalıcı hâle getirmiş oluyorsunuz ve artık her üretim ona uyuyor. Sistemi kurmadan önce gerçekten beğendiğiniz bir çıktı elde edin.

2. İterasyonu atlayıp seviye atlamaya çalışmak. İkinci seviyenin kuralı tek atışta bitirmemekti. Bu alışkanlığı edinmeden yukarı çıkarsanız, üst seviyelerdeki daha pahalı araçlarla aynı hatayı daha pahalıya yapıyorsunuz.

3. Sistemi dışa aktarmayı unutmak. Tasarım sistemini kurup çalışma ortamının içinde bırakmak, en can sıkıcı kayıp. Sistemin bütün değeri taşınabilir olmasında: tek dosya hâlinde elinizde olmalı ki başka projelere, başka araçlara ve müşteri işlerine götürebilesiniz.

Bir de sessiz bir hata var: hangi seviyede olduğunuzu bilmemek. Beşinci seviyenin araçlarını kullanıp üçüncü seviyenin sistemine sahip olmamak, üretilen görsellerin birbirini tutmamasıyla sonuçlanıyor. Önce alt basamağı sağlamlaştırın.

Hangi seviyede kalmalısınız?

Yedi seviyenin hepsine çıkmak zorunda değilsiniz. Kaba bir ölçüt önermek gerekirse:

  • Ayda birkaç görsel üretiyorsanız seviye 2 yeter.
  • Bir markanız varsa ve tekrar eden çıktı üretiyorsanız seviye 3-4 asıl kazancın olduğu yer. Yatırımın karşılığını en hızlı burada alırsınız.
  • Seviye 5-6 içerik üretenler ve müşteri işi yapanlar için anlamlı.
  • Seviye 7'ye ancak gerçekten yayına çıkacak bir ürününüz varsa geçin; yoksa bakım yükü kazancı geçiyor.

Bir de maliyet uyarısı: üst seviyelerdeki çok adımlı, eleştirmenli akışlar ciddi token yiyor. Bunları her işte değil, tekrar tekrar kullanacağınız şablonlarda kullanın.

Özetle

Claude Design'da fark yaratan şey modeli daha iyi kullanmak değil, sistemi kurmak. İlk seviyede kalanlar aracın yeteneksiz olduğunu düşünüyor; üçüncü seviyeye geçenler aynı araçtan tamamen başka bir çıktı alıyor. Aradaki tek fark, bir kere oturup tasarım sisteminizi kurmuş olmanız.

Sık Sorulan Sorular

Tasarım bilmiyorum, yine de kullanabilir miyim?

Evet, ama "tasarım bilmemek" ile "ne istediğini bilmemek" farklı şeyler. Araç sizin yerinize çizer, karar veremez. Referans toplamayı öğrenmek, yani beğendiğiniz tasarımları biriktirip neyi beğendiğinizi tarif edebilmek, tek başına sizi ikinci seviyeye çıkarır.

Tasarım sistemi kurmak ne kadar sürüyor?

Elinizde beğendiğiniz bir çıktı varsa ilk sürüm dakikalar içinde çıkıyor. Ama gerçekten oturması için birkaç tur düzeltme gerekiyor. Başta harcanan bu zaman, sonraki her üretimde geri dönüyor.

Çıktılar hep birbirine benzemez mi?

Tasarım sisteminin amacı tam olarak bu: tutarlılık. Çeşitlilik istediğiniz yer sistemin kendisi değil, içindeki varyasyonlar olmalı: aynı palet içinde farklı düzenler, aynı tipografiyle farklı kompozisyonlar.

Ürettiğim tasarımı ticari olarak kullanabilir miyim?

Ürettiğiniz çıktıyı kullanabilirsiniz, ama referans aldığınız tasarıma dikkat edin. "İlham almak" ile bir markanın görsel kimliğini birebir kopyalamak farklı şeyler; ikincisi hem hukuki risk hem de kendi markanızı kurmanızı engelliyor.

Kaynak

  • Jack Roberts, Every Level of Claude Design Explained (YouTube, Ağustos 2026). Yedi seviyelik sıralama, örnek akışlar ve Supabase adımları bu videoya dayanıyor; seviye seçimi önerileri ve ek açıklamalar bu yazıya ait.

Araç adları, menüler ve özellikler hızla değişiyor; başlamadan önce güncel dokümantasyondan doğrulayın.

Yorumlar